“AK” Parti'nin “Kara” Tarihi (3 Kası

? zinisim adnikraf ninekilheT





“AK” Parti'nin “Kara” Tarihi
(3 Kasım 2002-22 Temmuz 2007)

Kasım 2002

AKP büyük sermayenin, büyük sermaye de AKP’nin hizmetindeAKP iktidarına en çok sevinen, büyük sermaye oldu.
Başta TÜSİAD olmak üzere büyük sermaye, tam kadro ilk gününden itibaren

AKP iktidarına destek verdi. Bunun karşılığını da özelleştirmelerde yapılan peşkeşlerde aldılar.






Tayyip Erdoğan, TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan ve TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu
Sabah gazetesi, AKP iktidarını “Anadolu İhtilali” diye selamladı.
Tayyip Erdoğan, Rahmi Koç’un Ramstore mağazalarının açılış töreni için Moskova’ya kadar gitti.
Kasım 2002







AB’cilik bayrağı AKP’de: Ne isterseniz yaparız!
AKP iktidara gelir gelmez AB’nin 12-13 Aralık 2002’de yapılacak Kopenhag Zirvesi için çalışmaya başladı. Bırakın Başbakan olmayı, henüz milletvekili bile olmamasına karşın, Tayyip Erdoğan ülke ülke gezerek Türkiye’nin AB üyeliği için destek istedi. Tabii bu destek karşılığında, AB’nin istediği tüm uyum yasalarını







geçireceği sözünü verdi.



Kasım 2002
Tayyip Erdoğan’ın Müslümanlığı Roma’ya kadar:







Tayyip, Roma’da orucunu bozdu
AKP iktidarı, devlet dairelerinde oruç tutmayan memurlara baskı uygularken, Ramazan’da yemekhaneleri kapatırken, Tayyip Erdoğan Roma’da Berlusconi’yi ziyaretinde orucunu bozmaktan kaçınmadı.









Kasım 2002







Tayyip Erdoğan: “AB üyeliği için Kıbrıs’ta taviz”
“AB üyeliği için gereken her şey yapılır” diyerek AB’cilik bayrağını devralan Tayyip Erdoğan, AB liderlerine Kopenhag’da mükazere tarihi karşılığında Annan Planı’nın müzakere edilebileceğini söyledi.








Kasım 2002







Denktaş, hasta yatağında kuşatıldı
Annan Planı’nı kabul etmeye yanaşmayan Rauf Denktaş’a karşı AKP cephesi yoğun bir saldırı başlattı. .








Kasım 2002







AKP fiilen Başkanlık sistemine geçiyor
Resmi hiçbir sıfatı olmayan Zapsu, Avrupa gezisinde önemli açıklamalarda bulunarak ön plana çıktı.








Kasım 2002
Tayyip, Yunanlıları sevindirdi...







Yunan Başbakanı Simitis: “Karşımızda ilk kez Attila yok”
Kopenhag Zirvesi öncesi destek için AB turuna çıkan Tayyip Erdoğan, en büyük ilgi ve desteği Yunanistan’da aldı. Yunanlıların “Şahin olmayan ilk Türk” diye açıktan desteklediği Tayyip Erdoğan, Atina’da sevgi gösterileriyle karşılandı ve konuşması Yunan TV’lerinde canlı yayımlandı.








Kasım 2002
Hükümet Programı açıklanıyor:







AB’cilik, ABD’cilik ve Şeriatçılık kol kola
25 Kasım’da Başbakan Gül tarafından açıklanan Hükümet Programı, o kadar AB’ci ve Amerikancıydı ki, büyük basın tarafından ayakta alkışlandı. Ancak programın AKP açısından en önemli maddesinde yine türban vardı: “Üniversiteler yasakların olmadığı bir yere dönüşecek.”









Aralık 2002







Milli Eğitim’e molla kuşatması
Hükümetin programını açıklamasının hemen ardından bürokraside kadrolaşma başladı. İmam Hatip mezunlarıyla doldurulan bürokrasi, mollalaşma tehlikesiyle karşı karşıya geldi. İlk hedef ise tabii ki Milli Eğitim’di. Dönemin Milli Eğitim Bakanı ise, şimdiki Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu’ydu.









Aralık 2002







AKP, YÖK ile kavgalı
AKP’nin üniversitelere hakim olma stratejisi YÖK’ün ve üniversite rektörlerininin büyük tepkisiyle karşılaştı. YÖK Başkanı Kemal Gürüz, “Üniversiteler Vahabi bataklığına dönüştürülemez!” şeklinde çok sert bir açıklama yaptı. AKP de bu açıklamalara aynı sertlikte yanıt verdi.












Aralık 2002







Kadrolaşma tam gaz
AKP iktidara gelir gelmez, büyük bir kadrolaşma hareketi başlattı. Zaman zaman Sezer’in vetolarına takılan AKP, Atatürkçü bürokratları sürgün yoluyla sindirmeye çalışırken kendi yandaşları için kadro yaratmaya da çalıştı.











Aralık 2002







AKP, türbanı devlet giysisi haline getirmek istiyor
Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan, Davos zirvesine eşlerini de götürerek, türbanı protokole sokup devlet giysisi haline getirme programının ilk adımını attılar











Daha sonra türban bayrağını Bülent Arınç devraldı ve eşini ısrarla protokole soktu. Şeriatçı basın da tüm bu gelişmeleri sevinç içinde karşıladı.

Aralık 2002







Tayyip Erdoğan, daha Başbakan olmadan Bush’a gidiyor
Irak işgali için Türkiye’nin desteğini almak isteyen Bush, Tayyip Erdoğan’ı henüz Başbakan olmamasına karşın Beyaz Saray’a kabul etti. Tayyip Erdoğan’ın Bush ile yaptığı görüşmede ve bu görüşmeden 10 saat önce Wolfowitz ve Grossman ile neler konuştuğu bilinmiyor. Ancak Bush’un Tayyip’in elini hararetle sıktığı bu fotoğraf çok şeyi anlatıyor.









Aralık 2002







ABD’li yetkililer: “Tayyip Erdoğan, tam aradığımız adam!”
Amerikalı yetkililer Tayyip için şöyle diyor: “O, tam aradığımız adam! Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da geleceği için kendisine yüklenen ağır sorumluluğun bilincinde ve kendisine güveniyor. O, İslam ve demokrasinin uyumsuz olmadığını dünyaya ispat ederek medeniyetler arası uzlaşmayı başlatabilir. Batıya dönük, demokratik ve Müslüman bir NATO üyesi ve AB adayı bir Türkiye’yi temsil ediyor.”









Tayyip Erdoğan, Condoleezza Rice (solda) ve Dick Cheney ile (sağda).

Ocak 2003







AKP yalnızca ABD’nin değil, İsrail’in de emrinde
Türk Milletinin dini duygularını istismar ederek iktidara gelen AKP döneminde, İsrail’le







en sıcak ilişkiler kuruldu.


Ocak 2003







Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül, Powell’ın önünde el pençe divan
Davos’ta Powell ile görüşen Gül ve Erdoğan, bu utanç verici fotoğrafı çektirdi.









Ocak 2003







Kendi kendini affeden Maliye Bakanı!
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, hayali ihracattan yargılanırken Bakan olunca ilk iş olarak yargılandığı davayı düşürecek bir vergi affı hazırladı.










Şubat 2003







Hayrünnisa Gül, AİHM’deki türban şikayetinde ısrarlı
Hayrünnisa Gül, 28 Şubat sürecinde, türbanı nedeniyle üniversiteye kayıt yaptıramayınca AİHM’e başvurmuştu. Eşi Abdullah Gül Başbakan oldu. Bunun üzerine Hayrünnisa Gül, AİHM’deki bu şikayeti nedeniyle çok tepki aldı. Ancak şikayetini ısrarla geri çekmedi.









Nisan 2003







AB ve ABD’yi arkasına alan AKP’nin Ordu karşıtı kampanyası
İktidarının ilk günlerinde AB ve ABD’nin desteğini arkasına alan AKP, 2003 yılından itibaren programının temel maddelerinden biri olan Ordu’yla mücadeleye hız verdi. Ordu harcamaları Sayıştay denetimine sokulmak istendi. YAŞ kararıyla Ordu’dan atılma emekli bir binbaşı olan Ramazan Toprak, Milli Savunma Komisyonu Başkanlığına getirildi. AKP’liler YAŞ kararlarının yargı denetimine açılması gerektiğini savunmaya başladı. Bülent Arınç, subayların lojmanlarını israf olarak nitelendirdi. Ve son olarak Başbakan Abdullah Gül, YAŞ kararlarına yargı yolu açık olmadığı için şerh koydu.









Nisan 2003







23 Nisan’da türban gerginliği
Eşinin türbanını ısrarla devlet protokolüne sokmak isteyen Bülent Arınç’ı Devletin zirvesi protesto etti. Arınç’ın ev sahibi olduğu 23 Nisan resepsiyonuna Sezer, Baykal, yüksek yargı üyeleri ve Komutanlar katılmadı.









Nisan 2003







Güney Kıbrıs, AB’ye üye oldu
AB 16 Nisan zirvesinde Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ni kuzeyi de kapsayacak şekilde “Kıbrıs” olarak üye kabul etti. Abdullah Gül, buna karşı çıkacağına Rum lider Papadopulos’a zeytin dalı uzattı.









Nisan 2003







Devlet protokolünde bu sefer çarşaf!
Başörtülü Hayrünnisa Gül, İran heyetinin çarşaflı eşlerini Devlet Konukevi’nde ağırlayarak protokole çarşafı da sokmuş oldu.









Nisan 2003







AKP’den namaz şov
Bakanlığının ilk günlerinde Hilton Oteli’nde toplu namaz kıldırarak tepki toplayan İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, bu huyundan vazgeçmedi. Bakanlıkta kılınan toplu Cuma Namazı da objektiflere böyle yansıdı.









Nisan 2003
Tayyip Erdoğan Başkanlık istiyor
Tayyip Erdoğan, ideali olan yönetim sisteminin Amerikan tarzı Başkanlık sistemi olduğunu her fırsatta dile getirdi.


Mayıs 2003







AB’ye Uyum Paketi: Kürtçe yayın serbest, Kürtçülüğe ceza yasak
AKP, 6. Uyum Paketi’ni hazırladı. Bu yeni düzenlemeyle adeta PKK’nın tüm siyasi talepleri yerine getiriliyordu: Kürtçe yayın, eğitim, isim koyma ve propaganda serbest bırakılıyor. Terörle Mücadele Yasası’nın bölücülük karşıtı 8. maddesi kaldırılıyor, yabancı kuruluşlarının seçimlere gözlemci göndermesi serbest bırakılıyor. Başta MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılınç olmak üzere Ordu, bu paketi sert bir şekilde eleştirdi.









Mayıs 2003







Kamu Reformu adı altında üniter devlet parçalanıyor
AKP, yerel yönetimlere geniş yetkiler getiren bir Kamu Yönetimi Temel Kanunu tasarısı hazırladı. Bu reforma göre, Türkiye’nin üniter yapısı parçalanıyor ve ülke adım adım eyaletlerden oluşan federal bir yönetime gidiyordu. Bölücülüğü ve gericiliği güçlendirecek reform büyük tepkiler sonucu rafa kaldırılmak zorunda kaldı.









Mayıs 2003







AKP vatan toprağını satışa çıkardı
19 Temmuz 2003’te yabancılara toprak satışını mümkün kılan 4916 sayılı yasa çıkarıldı. Bu yasanın çıkmasının ardından özellikle verimli GAP bölgesi toprakları ve turistik sahil şeridinde yoğun toprak alımlarına rastlandı. Bir iddiaya göre, AKP iktidarı boyunca madenler dahil, topraklarımızın %13’ü yabancıların eline geçti.









Haziran 2003







Kerkük’e Kürt vali atandı
ABD Irak’ı işgal ettiğinde Kürtlerin ilk işi Kerkük’teki tapu kayıtlarını yağmalamak olmuştu. Kerkük’ü sözde Kürdistan’ın başkenti yapmak isteyen Kürtler, şehri Araplardan ve Türkmenlerden temizleyerek bir Kürt şehri haline getirmek istiyorlardı. Bu planın önemli bir aşaması olarak ABD Kerkük’e bir Kürt’ü vali olarak atadı.









Haziran 2003







Kürtler artık ayrı devlet isteyebilir: İkiz Sözleşmeler kabul edildi
“Azınlıkların siyasal ve kültürel hakları” ile “kendi kaderini tayin hakkı”nı tanıyan iki Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (İkiz Sözleşmeler) TBMM tarafından kabul edildi. Böylece Kürtçülük ve bölücülük yasallaşmış, ona karşı mücadele ise uluslararası hukuk karşısında yasadışı hale gelmiş oluyordu.









Temmuz 2003







ABD, Türk askerinin başına çuval geçirdi
Türk tarihinin belki de en utanç verici olayı gerçekleşti: ABD askerleri 11 askerimizi tutuklayıp başına çuval geçirdi. AKP, olayı ufak bir kınamayla geçiştirdi. ABD askerlerinin baskınından AKP’nin önceden haberi olduğu ama Ordu’yu yıpratmak için sesini çıkarmadığı iddia edildi. Bu iddialar hiçbir zaman yalanlanmadı. Türk Milleti bu olayı hiçbir zaman unutmadı ve ABD düşmanlığı %90’lara vararak dünya çapında en yüksek orana ulaştı.









Ağustos 2003







PKK’lılara af çıktı: Eve Dönüş Yasası
Silah bırakan tüm teröristlere af imkânı veren geniş kapsamlı bir af yasası çıktı. Kamuoyunda Eve Dönüş Yasası olarak bilinen yasayla PKK’ya darbe vurulmadı, aksine bölücü terör artmaya başladı. Sivas Katliamı sanıklarının da yasa kapsamına alınması büyük tartışma yarattı.










Ağustos 2003







Kerkük’te Türkmen katliamı
Türk Ordusu Süleymaniye’de başına çuval geçirilerek Kuzey Irak’tan uzaklaştırıldığı için Türkmenleri koruyacak bir güç de kalmadı. Kürtler, bu durumdan yararlanmaya başladı. Kerkük’te ABD’nin desteklediği Talabani’ye bağlı peşmergeler 7 Türkmeni öldürdü. AKP iktidarının yine kılı bile kıpırdamadı.









Ekim 2003







Gül’ün papazla arası iyi
Fener Rum Patriği Bartholomeos, ısrarla Heybeliada Ruhban Okulu’ nun açılmasını istiyor. Adeta Türk düşmanı papaz yetiştirme okulu olan Heybeliada’nın açılması, yıllardır hiçbir iktidar tarafından kabul edilmedi. İlk kez AKP, açılabileceğini söyledi. Özellikle Abdullah Gül, bizzat Bartholomeos’la görüşerek açma sözü verdi.









Kasım 2003







PKK Adliye basıp karakol taşladı
Eve Dönüş Yasası’nın sonuçları alınmaya başlandı. İstanbul’da PKK’lılar Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü’nü taşladı, Sultanahmet Adliyesi’ni basarak pankart asıp eylem yaptı. 23 değişik ilden otobüslere binerek Gemlik’e, oradan da İmralı’ya gitmek isteyen PKK’lılar İnegöl’de durdurulabildi.









Kasım 2003







Tayyip, Talabani’yi kabul etti
PKK terörü şehirlere kadar inmiş, Kerkük’te Türkmen katliamı yapılırken Tayyip, Talabani ile resmi görüşme yapmaktan çekinmiyordu.









Şubat 2004







Tayyip ABD’de Bush’la, Fethullah’la ve Nakşi Şeyhiyle görüştü, Yahudilerden “Cesaret Ödülü” aldı ve 2. Abdülhamit’in torununu ziyaret etti
.









Tayyip, ABD gezisinde Bush’la Kıbrıs ve Kürt devleti konularında anlaşma sağladı. Nakşi Şeyhi Kabbani (en üstte sağdada) ve Fethullah Gülen’le görüşmeyi ihmal etmedi. Amerikan Yahudilerinin ünlü kuruluşu ADL’den “Cesaret Ödülü” (en üstte solda), bir protestan üniversitesinde papaz kıyafeti giyip fahri doktora aldı (ortada). Son olarak 2. Abdülahmit’in torunu Osman Ertuğrul’u ziyaret etmeyi de ihmal etmedi.
Şubat 2004







Ermenilere tavizler başladı
. Tayyip Erdoğan, Ermeni meselesinde de uzlaşma çağrıları yapmaya başladı. Ermeni meselesinin özü sanki bir tarih sorunuymuş gibi, Ermeni tarihçilerine beraber çalışma çağrısında bulundu.









Şubat 2004







Cem Uzan’a siyasi linç
AKP, sahip olduğu büyük medya gücüyle kendisine muhalefet eden Uzan’ı tasfiye operasyonu başlattı. Hukuki dayanağı olmadığı halde Uzan’ın tüm mal varlığına el kondu. Muhalif Star medyası susturuldu.









Mart 2004







Yerel seçimlerde yükselen bölücü ve gerici tehdit
AKP, yerel seçimleri kazandı. PKK’nın desteklediği DEHAP ise Güneydoğu illerinin çoğunu kazandı. Bir AKP propaganda minibüsünün kapısında yazanlar uzun süre tartışıldı: “İktidarla el ele 84 yıllık karanlığa son.”




Ekim 2004






PKK, Barzani’nin korumasında; Barzani, Gül ile görüşmede
PKK, Barzani kontrolü altındaki Kerkük’te 16 ayrı resmi büro açtı. Tam bu günlerde Barzani Türkiye’ye ziyaret etti ve Dışişleri Bakanı Gül ile samimi bir görüşme gerçekleştirdi.








Ekim 2004






Türk düşmanı Papanın heykeli altında imza
29 Ekim 2004’te, yani Cumhuriyetin 81. kuruluş yıldönümünde Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan AB Anayasası’na imza koydular. Üstelik Haçlı Seferleri düzenlemiş Türk düşmanı






X. Innocentius’un heykeli önünde...

ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed.


Ocak 2005
Türkiye PKK’yla savaşı ABD’ye havale ederken






ABD’li yetkililer PKK ile görüşüyor
Abdullah Gül, ABD’yle PKK’ya karşı mücadele etmesi için görüşmelere başladı. Tam da o günlerde ABD’li bir askeri yetkilinin PKK’lılarla yaptığı görüşmenin fotoğrafları ortaya çıktı.








Mart 2005






İsrail seninle gurur duyuyor!
Tayyip Erdoğan, İsrail’de Şaron’u ziyaret etti. Amaç İsrail’le dostluğun geliştirilmesi.








Temmuz 2005






KİT’leri sattılar
AKP iktidarı döneminde Türkiye en büyük özelleştirmeleri yaşadı. Temmuz 2005’te bunların en büyüğü olan Telekom özelleştirmesi 6,5 milyar dolar tuttu. AKP döneminde yapılan önemli özelleştirmeler ise şunlardı: Petrol Ofisi, Petkim, Telsim (Cem Uzan’dan el konuldu TMSF tarafından satıldı), SEKA, Sümerbank, İGSAŞ, Erdemir, TÜPRAŞ, Eti Aliminyum, Etibank, İsdemir vs...








Ekim 20055






Tayyip’in himayesinde Ermeni Sempozyumu
Ermeni tezlerinin savunulacağı Ermeni Sempozyumu Mayıs ayında gerçekleşecekti; ancak büyük tepki toplamış ve yasaklanmıştı. Bizzat Tayyip’in himayesiyle sempozyuma izin çıktı.









Kasım 2005






PKK’lıları serbest bırakan AKP, rektörleri tutukluyor
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde Şeriatçı kadrolaşmaya izin vermeyen Rektör Yücel Aşkın, tarhi eser kaçakçılığı yaptığı bahanesiyle tutuklandı. Hukuksuz bu işlem aylar sonra durduruldu ve Aşkın serbest bırakıldı. Bir diğer tutuklu Genel Sekreter Yardımcısı Enver Arpalı ise intihar etti.








Aralık 2005






Tayyip, Şemdinli’de Türk değil Türkiyeli olduğunu açıkladı
Şemdinli olaylarının peşi sıra Hakkari’ye giden Tayyip Erdoğan, burada sorumluların kim olursa olsun yargılanacağını söyleyerek Türk Ordusu’na savaş açtı. Bir yandan da Türkiyelilik kavramını yeniden tartışmaya açtı. Tayyip’in TC vatandaşlığı üst kimliği formülünü Apo da benimsedi.









Şubat 2006






Tayyip Erdoğan Mersinli çiftçiyi azarladı: Ananı da al git
Tayyip Erdoğan, Mersin’de “İki senedir anamız ağlıyor.” diyen çiftçiyi azarlayarak kovdu: “Ananı da al git!” Bu sözleri Türk Milleti hiçbir zaman unutmadı. Eylemlerde “Anamı da aldım geldim!” ve “Tayyip, ananı da al git!” sloganları atıldı.







Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !