? zinisim adnikraf ninekilheT
Yaşadığı ne ki;yaşatacağı ne olsun ? Bir yönetici düşünün;hemen hemen tüm değer yargılarıyla,düşünceleriyle,yaptıkları ve yapmak istedikleriyle;o yönettiği halkla ters düşsün. Böyle bir olay mümkün müdür? Bazen şartlar öyle bir gelişir ki;en olmaz denen şeyleri bile mümkün kılar yaşam. İnsan yaşlandıkça,tecrübe ettikçe daha iyi anlarlar bunu. Ama ne kadar gerçekleşmiş olursa olsun böyle bir durumun sürekliliğinden şüphe edilmez mi hiç ? Bu nasıl bir iyimserlik ki;kaderin bir cilvesi sonucu geçici bir süreliğine o kendine aslında hiç de yakışmayan sıfatı elde etmiş;şu an yöneten olarak devletin en üst makamlarında yer bulan;fakat esasen yönetilen olarak halkın en aşağı kesimlerinde yer alması gereken kişiliksiz kişilik,adeta bir saltanat düzenindeymişcesine planlar yapar,konuşur,kendini buna hazırlar ve yalaka takımını da buna inandırır.Aslında kendileri de biliyorlar;işlerin onlar için çok ters gittiğini;sayılı günlerinin kaldığını;gidici olduklarını.Belki bu yüzden ecel korkusu ile son bir uğraş içine girmiş durumdalar.Ne diyelim sayılı gün çabuk geçer;bekle azınlık durumundaki çoğunluk.
